Ali Kuşçu kimdir?

Ali Kuşçu kimdir?

7.175

15. yüzyılda Semerkant’da dünyaya geldi.Kuşçu lakabı babasının ünlü Türk Sultanı Uluğ Bey’in kuşçusu olduğu için ailesi ” Kuşçu” lakabını almıştır. Bursalı Kadızâde Rumî, Gıyâseddin Cemşîd ve Muinuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersleri almasıyla bu konularda uzmanlaştı.

Kirman ve Semerkant’da eğitim süresi boyunca  bilgisini artıran Ali Kuşçu , Hall-ü Eşkâl-i Kamer ve Şerh-i Tecrîd eserlerini yazdı.Sonrasında Uluğ Bey’e yardımcı ve rasathanesine müdür oldu.Bu rasathane gök bilimi adına en doğru bilgileri veren kurumdu.Ali Kuşçu gece demeden gündüz demeden müdür olarak burada çalıştı.

Hükümdar Uluğ Bey suikaste uğrayınca anında işi bırakıp hacca gitme kararı aldı.Bu bilgin ve kudretli hükümdarı 1449 yılında öldürülmesine sebep olan ise kendi oğlu Abdüllatif’ti.
Uluğ Bey, Ali Kuşçunun hayatı için bambaşka bir mânâ taşıyordu. Her şeyden önce hocasıydı. Ali kuşçu ondan matematik ve astronomi dersleri almış, eserlerini, kitaplarını uzun uzun incelemiş, sohbetlerinde bulunmuş, hâttâ Doğancıbaşısı olduğu için, adının ucundaki “Kuşçu” lâkabı bile böylece yadigâr kalmıştı.Yai kısaca Ali kuşçunun hayatına direk etki eden Uluğ Bey, kendi kurduğu rasathaneye de müdür olarak Ali Kuşçu’yu lâyık görmüş, henüz tecrübesiz bir yaştayken bu dev rasathanenin başındaki astronomi matematik çalışmalarında, ona bizzat yardımcı olmuştu. İşte Uluğ Bey’in bir ihanete kurban giderek öldürülmesi Ali Kuşçunun hayatını değiştirdi.

Ali Kuşçu bu olaydan sonra çoluk çocuğunu toplayıp hayatına Tebriz’de devam etme kararı aldı. Uzun Hasan kendisine o kadar saygı gösterdi ki, Konstantiniye Fatih’i,ile   ihtilâfında aracılık etmesini istedi. Genç Fatih’in de bilgin olduğunu, bilginlere büyük saygı gösterdiğini biliyordu.

Bunun üzerine Ali Kuşçu, kendisine bu kadar itibar eden Uzun Hasan’ın dileğini kırmayarak yola koyuldu.Kısa Yolculuktan sonra huzura kabul edildiği zaman Osmanlı hükümdarından Fatihten beklemediği kadar iltifat gördü. Çünkü, kendisinden önce,Ali Kuşçunun eserleri,kitapları,çalışmaları İstanbul’da biliniyordu. Uluğ Bey Rasathanesi’ndeki çalışmalarından,hayatından,eserlerinden Semerkant’a aylarca uzak bulunan İstanbul’daki hükümdarın haberi vardı.

Bağlantılı İçerikler

Osmanlı tahtında oturan II. Mehmet (Fatih), gayet dikkatli, bilgili, uyanık bir padişahtı. Adet olan merasimle Uzun Hasan’ın elçisini kabul etmiş, dileklerini dinlemiş, ama hemen geri dönmesine izin vermemişti. Ali Kuşçudan, gelip artık batıya kaymış olan ilim merkezlerini aydınlatmasını, bilgisiyle İstanbul medreselerinde ilim heveslisi gençleri yetiştirmesini rica etti.

Bu teklif, Ali Kuşçu için beklenmedik bir iltifattı. Cefâlı olduğu kadar şefkatli olduğunu da bildiği Fatih’in isteği, onun için emir demekti. Ama, hayat felsefesi,ahlâkı dürüst bir ilim adamı olduğunu şu sözlerle ispat etti: -Hünkârım izin verirlerse önce Tebriz’e döneyim. Çünkü burada bulunuşumun gerçek sebebi, Akkoyunlu Hükümdarı’nın elçisi olmaktır. Elçiye zeval yoktur. Gerektir ki, hünkârımın lütûfkâr davetini kabul etmeden önce vazifemi iyi bir sonuca ulaştırdığımı, beni gönderen, bana güvenmiş olan insana bildireyim…-

Ali Kuşçu’nun bu mazereti, Fatih’e son derece akla yakın göründü. Padişah; iki şeye birden sevinmişti: Ali Kuşçu, davetini kabul etmişti, gelip buradaki ilim öğrencilerini yetiştirecekti. İkincisi ise, son derece mert ve ahlâklı bir insandı. Her haliyle, medreselerde yetiştireceği gençlere örnek olacaktı Ali Kuşçu. Bu sebeple, bir müddet daha misafir ettikten sonra kendisine izin verdi.

Değerli matematik ve astronomi bilgini Ali Kuşçu, sözünü tuttu. İki yıl sonra, ailesini de alarak Tebriz’den hareket etti. Osmanlı İmparatorluğunun sınırlarından karşılanarak ihtişam içinde İstanbul’a geldi. Ali Kuşçu hayatının sonuna  kadar gençleri yetiştirmekle uğraştı. Ali Kuşçu’nun ders vermeye başlamasıyla, İstanbul medreselerinde astronomi ve matematik alanında büyük bilimsel gelişmeler yaşandı.

Ali Kuşçu’nun İstanbul’a gelişi önemlidir; çünkü o zamana kadar İstanbul’da astronomi ve matematik bilimleriyle uğraşan güçlü bir bilgin yoktu. Ali Kuşçu, Osmanlılar arasında kısa sürede özellikle astronomi bilimini yaydı.

Ali Kuşçunun Ölüm tarihi : 1474.Ali Kuşçunun vefat ettiği yer- İstanbul,Ali Kuşçu 74 yaşında vefat etti